Dijital Çağda Kurumsal İtibar Yönetimi

Dijital çağın 20 sene önce başlaması ile dijital itibar önem kazandı ve 10 sene önce gelen Web 2.0 ile sosyal medya öne çıktı.

 

İnsanlar fikirlerini artık online olarak ifade etmeye başladı. Buda kurumlara olumlu ya da olumsuz dönebilir. Kurum/Marka hakkında fikir edinmek için forumlar, bloglar, facebook gibi platformlar da kurumun kendi web sitesinden daha çok önem kazandı. Bu nedenle artık “everyone is a publisher” diyebiliriz. Kurumlar ilgi çekici web dizayn, videolar, dinleme (eBooks), online PR, blog gibi dijitalleşmesi gerekir.

 

Online paylaşımlar/fikirlerin önemi o kadar yükseldi ki, kurumlar “elçi” peşinde. Tabii ki “elçi” kurumun değerine uymak zorunda. “Elçiler” ne kadar iyi kurum hakkında paylaşımda bulunursa o kadar itibarı yükselir ve insanlar fikir edinir. Online paylaşımları yapmadan önce - iyi planlamak gerekmektedir!

 

Her kurumun online kriz planı olmalı. Şirketler olumsuzluklardan korunması hakkıdır. Olumsuz paylaşımlar internet de var ise nasıl bir olumsuzluk olduğunu değerlendirmek gerekir. Provokasyon mu yoksa ciddiye alınması mı gerekiyor?! Eğer ikincisiyse direkt o kişiyle irtibat kurmada fayda var. Olumlu bir paylaşıma dönüşebilir, çünkü kurum tarafından geri dönüş ciddiye alınma hissiyatı vermekte ve buda kuruma tekrar güven kazandırmada yardımcı olur.

 

Bir kurumun sadece 1-2 sosyal medya da bulunmaması gerekmektedir. Kullanıcılar her yerde!

 

Bir çok müşteriye erişebilmek adına çeşitli bloglar da, forumlar da vb. bulunmak gerekmektedir ki onların isteklerini öğrenmek, ihtiyaçlarını anlamak için.

 

Online platformlar da paylaşımların hızla büyümesiyle birlikte, insanlar artık kullanıcıların fikrine kulak vermeye ve inanmaya başladı. İnsanlar insanlara güveniyor – internet de de öyle!

 

Aynı şekilde kurumlar iş görüşmesine çağırmadan Facebook, Twitter ya da Linkedin gibi sitelerden adayı araştırıp ona göre karar verip şirkete çağırmaya başladılar. Aslında bu durumda her iki tarafında itibarı çok önemli. İş arayanın düzgün bir online profille kuruma ilgi çekici gelebilir. O nedenle “online” olmamaktan vazgeçin ve iş deneyimizi de yansıtabileceğiniz platformlarda bulunun.

 

Kurumlar ne kadar samimi, güvenilir ise ve onu dijital ortamlarda da gösterirse o kadar olumlu itibarını yükseltir. Müşterinin isteği ihtiyacına göre hareket etmek gerekir - markanın isteği değil. Müşteriyi dinlemek, izlemek gerekiyor, duygularını anlamak ve onlara yönelik çalışmalar yapılması lazım. Çünkü müşteri “bana değer ver” diyor!

 

Kurum bir video yayınlayacaksa paraya acımayacak, ne kadar kaliteli bir çekim ve içerik olursa o kadar itibarı yükselir. Bu sadece video için geçerli değil diğer online platformlarda kullanılacak GIF’ler, resimler de kaliteli olmalı.

 

Yeni formatlar kullanmak adına “Livestreaming, 360 derece Videolar Storytelling ya da Virtual Reality (VR) üretmekte fayda var. Videolar sürekli paylaşılıyor o nedenle çok kişiye ulaşmak kolay oluyor. Videoyu insanların faydasına göre yapmak gerekir ve yayınlayınca da doğru tags, hashtags kullanılması gerekiyor. Örneğin bir “Vine” video stüdyosu ofis de olabilir. Arka planın düz olup, çok fazla göze batan eşyalar olmaması – sadelik!

 

Online ürün satıyorsanız mutlaka “hemen al” butonu kullanmak şarttır. İnsanların zamanı değerli!

 

Kurum Google search de yukarlarda görünmek için, ne kadar çok iyi geri bildirim alırsa o kadar yukarlarda görünür.

 

Son olarak da 10 dijital itibar kuralına uymakta fayda var (Claudia Hilker – Hilker Consulting Marketing and Online Communications) :

1-Dinle 2-Topluma Saygılı Ol 3-Vermek Almaktan Önemlidir 4-Gereksiz Mesajlardan Kaçın 5-Karalama Yasak 6-Samimi Ol 7-Sorumluluk Al 8-İlişkilerini Koru 9-Çok Fazla Üstüne Gitme 10-Nazik Ol

 

12 Nisan 2016

 

Yeliz Yalın
Instagram: ylz.yln